Yeni Mezun Mühendisler İçin İş Hayatı Tavsiyeleri

zirveBu konuda yazılmış binlerce yazı bulabilirsiniz. Yeni mezunlar iş hayatına girerken neler yapmalı, yeni mezunlar iş hayatında nasıl başarılı olur, yeni mezunlar neleri bilmeli, mülakatlarda nasıl  davranmalı, kendini nasıl ifade etmeli gibi pek çok başarılı ve bence de doğru tespitleri olan yazılara ulaşabilirsiniz.

Newton, Arşimet, Tesla, Bill Gates, Steve Jobs ya da diğer alanlarda başarılı olan ve insanlığa mâl olmuş kişilerin başarılı olma yolundaki adımlarını düşüncelerini bolca bulabilirsiniz. Bu kişilerden bahsederken insanlığa mâl olmuş kişiler diye bahsettim çünkü onlar gerçekten dünyanın yönünü değiştirmeyi başarabilmiş insanlar. Öyle düşündüğümüz gibi hepsi harika ortamlarda yetişmiş ve her türlü imkâna sahip olmuş ya da istediklerine kolay kolay erişebilecekleri kişiler değildi. Hatta pek çoğu neredeyse hepsi belli imkânsızlıklardan mücadele, azim ile ve pes etmeyi asla düşünmeyerek aşabilmiş insanlardır. Edison’un Ampulü çalıştırmak için yüzlerce deneme yapması, hepsinde başarısız olduğu
halde denemelerine pes etmeden devam etmesi gibi azim isteyen, birçok bilimsel buluşu bulan kişilerin kendi döneminde ki toplumlar tarafından dışlanması ve hatta cezalandırması da aşılması gereken en büyük engellerden biriydi ve gerçekten cesaret isteyen işlerdi. Cesaret, azim ve yıkılmamak hepsinin ortak noktasıydı.
Dağılmaya başlayan konumuzu derleyip asıl konumuza gelelim.
İş hayatına yeni atılacak olan çoğu kişide inanılmaz bir hırs ve tutku olduğunu tahmin edebiliyorum. Bende de olduğu gibi. Peki, bu tutkulara ne oluyor. Bir, iki, üç belki dört iş görüşmesinden sonra yerle bir oluyor. Düşündüğümüz hayalini kurduğumuz çoğu şeyin aslında uzakta olduğunu görüyoruz. O uzun uzun okuduğumuz kariyer ile ilgili yazıların, mülakatlarda dikkat çekmek için denenen yöntemlerin, kısa sürede yüksek bir mevkide iyi bir gelirle çalışmanın, laboratuvar çalışmalarında önlükle özel projeler üzerinde çalışmanın ve birçok kişiyi bir işte yönetmenin olduğu o güzelim dünya karşımıza bile çıkmıyor. Çoğu işveren nereden mezun olduğunuzu, nereli olduğunuzu, askerliğinizi ve en önemlisi ne kadar para istediğinizi sorar ve genelde sizden daha az isteyene, o anki konuşması ve tipi iyi olana işi verir. “Analitik düşünce yapısı ile ön planda olan mühendis beyinler” de bu oyunda hemen sobelenir ve ölü fiyatlar ile işe başlar, kimisinin tüm o mühendislik hayalleri tamamen saman alevi gibi yanıp sönüverir ve Mühendislik ile alakası olmayan bir işte çaresizce çalışmak zorunda hisseder kendisini….
Sonuçta pek te çok üretim yapılan bir ülkede değiliz. Üretilen birçok elektronik cihazların da “asıl parçaları” yurt dışından gelmekte olup burada sadece montajı ve ileri teknoloji ürünü olmayan üretimler yapılmaktadır. Gerçekten üretim yapan, dünyaya açılmış, gururla sunulacak şirket sayımız çok fazla değil. Otomasyon gibi Türkiye’de yeni büyüyen ve gelişen güzel alanlarda da iş bulmak için baya donanımlı olmak gerekiyor. Kendi başına Mühendis diplomasıyla iş yapmak için de piyasada bir süre pişmek gerekiyor. Türkiye’deki iş ilanlarında genelde inşaat projelerinde şantiye mühendisi, elektrik taahhüt işlerinde ya da Türkiye’de satış yapan yurt dışı kökenli firmalarda satış elemanı olarak pozisyonlar vardır ki bu pozisyonların Mühendislik ile çok alakası yoktur. Türkiye’deki devasa yerli şirketlerde veya yurtdışı kaynaklı Türkiye’de üretim yapan firmalarda ise iş bulmak ise yine donanım ve referans(siyasi referans en iyisi) gerektiriyor.
Peki ne yapmalıyız? Bu gerçekten bu kadar kolay mı? Sağlam referansları olanları devirmek için yapılacak bir şey yok mu? Hemen yenilgiyi kabullenecek miyiz? İşverenlerin fikrini değiştiren başka şeyler de yok mu?
İşte Mühendislik aslında tam bu noktada başlıyor. İlk iş aşağıdaki iki tercihten birini seçmek ile başlıyor!
1 – ) Daha çok para kazanmaya odaklı, bu işlerden anladığı için değil de parası olduğu için “işveren” olan kişilerin kazanma hırsına Ebelenip piyasanın derin çukuruna gömülmek mi istiyoruz?
2 – ) Yoksa hayallerinizdeki Mühendis olmak mı?
Eğer 1. Seçenek size uygunsa kesinlikle işsiz kalmazsınız ve asgari ücrete kadar aşağı inebilen maaşlara talim ile birlikte yitmiş öz güvenle sönük bir hayatta yolunuza devam edersiniz. Ama işsiz kalmazsınız. Emin olun.
Eğer 2. Seçenekten yanaysanız;
 – Okuldayken sosyal ve proje aktivitelerine katılın
 – Şirketlerin seminerlerine katılın.
 – Yabancı dil eğitimine önem verin.
 – Dersleri yerli-yabancı birçok kaynaktan çalışıp iyi kavrayın.
 – Çeşitli kurslara giderek ek sertifikalar alın.
 – Office, programlama dilleri, AutoCad eğitimleri ve alanınızla alakalı yazılımlarda ve programlarda kendinizi geliştirin.
 – Kesinlikle öğrenci iken büyük şirketlerde gerekirse ücretsiz çalışıp deneyim toplayın, piyasayı
tanıyın. Bu çok çok önemli!
 – Merak ettiğiniz her alanı araştırın, gidip kısa süreli de olsa tanıyana dek çalışın. İş potansiyelinden kazanç miktarına oradan da o alanın gelecekte gelişip gelişemeyeceğine kadar izleyin, görün.
 – Her güzel alan size göre olmayabilir. Bu tatsız deneyimleri öğrenci iken yaşamanız iş hayatınıza
istikrar ve başarı katar.
 – Mezun olun. Mezun olduktan sonra,
 – Erkekler için Askerlik yapılması şart!
 – Herkes için yabancı dil ve ehliyet hayati ilk aşamalardır! (Bunlar okulda öğrenciyken tamamlanmış olmalı) Bunlar yerine getirildiyse iş arayışına başlanır.
 –  Bir süre işsiz kalabilirsiniz.
 –  Bir süre daha acayip ve çeşit çeşit işverenin ağız kokusunu çekebilirsiniz.
 –  Ekonomik olarak biraz sıkıntı yaşayabilirsiniz.
 –  İstediğiniz alan hakkında ısrarcı olun.
 –  Ama hayalinizdeki yere birazcık gecikmeli olarak ta olsa ulaşacaksınız.
EN ÖNEMLİ KURALIMIZ ŞU OLMALI!
Nerede ne işte çalışmaya başladıysak başlayalım, o işin en iyisi olmaya çalışmalıyız. İş hayatında geride kalanları çim gibi eziyorlar, iyi olanları da rakibe kaptırmamak için şirketten hisse bile verebiliyorlar.
 
Biliyorum hepinize klasik gelecek ama asla pes etmemelisiniz. Kendinize güveninizi zedelememelisiniz. Sizden daha az paraya orada çalışacak belki yüzlerce kişi vardır ama sizin yapacağınız işi asla kimse yapamaz. Her yiğidin yoğurt yiyişi ayrıdır derler ya öyle işte. Kendinizden, birikiminizden taviz vermemelisiniz. Çünkü karşı taraf bunu çok iyi kullanmayı bilen bir taraf.  Kolay değil işverende yılların tecrübesi varken siz henüz iş hayatına atılmış gencecik insanlarsınız.
Tabi dengeyi korumak gerekir yeni mezun birinin fahiş maaşlar talep etmesi doğru değilken asgari ücret ya da onun birazcık üstünü kabul etmesi de doğru değil. Elbette ki sektöre göre bu fiyatlar değişir ama her sektörün bir skalası vardır. O skalanın altına inmeyin.
İşe başladıktan sonra kendinizi tartın orayı benimseyemeyecekseniz zaman kaybetmeyin, benimseyeceğiniz, sahipleneceğiniz başka işler peşinde koşun. Çünkü iş hayatı da mücadele isteyen bir dünyadır. Onca mücadeleyi
sevmediğiniz ya da değip değmeyeceğine emin olmadığınız bir yer için yapmayın.
Yazının özeti kendinize güveniniz tam olsun, hırs ve tutkunuz da arkadaşınız olsun bence istediğiniz başarıyı yakalamamanız için bir engeliniz kalmaz.
İnternette pek çok yazı okuyabilirsiniz, bu yazıların çoğu bilimsel araştırmalar, büyük tecrübeler ile yazılmış ve size daha net veriler verebilen yazılar olabilir. Bense sadece kendi tecrübelerime dayanarak yazıyorum. Umarım ki yardımcı olabilmişimdir.
NOT: Bu arada yukarıda bahsettiğim maddelerin neredeyse hiçbirine uymadım. Maddi durumum iyi olmadığı için part-time işlerde çalışmıştım, askerliği erteleyerek iş hayatına daldım, ehliyetsiz, deneyimsiz bir şekilde iş hayatında ebelendim. Ama Hep ebelenmiş olarak kalmadım. Yukarıda büyük harflerle belirtmiştim ya;
“EN ÖNEMLİ KURALIMIZ ŞU OLMALI!
Nerede ne işte çalışmaya başladıysak başlayalım, o işin en iyisi olmaya çalışmalıyız. İş hayatında geride kalanları çim gibi eziyorlar, iyi olanları da rakibe kaptırmamak için şirketten hisse bile verebiliyorlar.”
İşte sadece bu kurala uymuş, iyi olmaya çalışmıştım.
Faydasını gördüm.
Bunlar kişisel deneyimlerim olup farklı alanlarda çalışmış kişilerin düşünceleri doğal olarak
farklı olabilir. En nihayetinde anlatılanları akıl süzgecinizden geçirip hayatınıza karar verecek olanlar sizlersiniz. Başarılar…

Destekleri için caciksever.com ekibine teşekkürler.
2 Comments

Sen de Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir