Biyoyakıtta Hayal Kırıklığı

biyoyakitBiyoyakıt, çevreye zararsız ve tamamen geridönüşümlü bir yakıt türüdür.Bitkilerin yağından elde edilir ve hiç tükenmez, çünkü bitki yetiştirdikçe yağ elde edilir.
hurma, kolza gibi bitkilerin yağından elde edilen biyoyakıtlara fosil yakıtların alternatifi gözüyle bakılıyor ve büyük umutlar bağlanıyor. Ancak biyoyakıt üretme girişimlerinden her zaman verimli sonuçlar alınamıyor.
Biyoyakıta olan talebin artması özellikle Endonezya’yı mutlu etti.çünkü hurma yağının üretim merkezi olarak biliniyor.Özellikle Endonezya hükümetinin teşvikleriyle 15 yıl önce yarım milyon hektar ekim alanına sahip hurmalar şu an dokuz milyon hektar ekim alanına ulaşmış durumda.Tabi bu durumda ekim için alan ihtiyacı doğmaya başladı ve bu nedenle hurma ekimi için yağmur ormanları kesilmeye başlandı.Dünyada karbondioksit üretiminde Çin ve ABD’ den sonra üçüncü sırada olan Endonezya bu nedenle Birleşmiş Milletler’in REDD adı verilen “Orman Kaybı ve Orman Azalmasının Yol Açtığı Salınımların Azaltılması” programına katıldı. Önlem
alınmaması durumunda gelecek 10 yıl içinde yağmur ormanlarının yüzde 15 oranında azalacağı tahmin ediliyor.
Üç Alman çevre ve yardım örgütü, hurma yağı için yağmur ormanlarının feda edilmesini “Hurma Yağı: Talepteki Artışın Ağır Sonuçları” adlı bir araştırmada inceledi. Alman yardım örgütü “Tüm Dünya İçin Ekmek – (Brot für die Welt)”ten Carolin Callenius ormanların yok edilmesinin olumsuz etkisine şu sözlerle değiniyor: “Yağmur ormanı yok olduğunda, bunun iklim üzerine büyük etkisi oluyor. Tabii ki ormandaki tür çeşitliliği de bundan olumsuz etkileniyor. Orman, insanlar için de önemli bir yaşam alanı. Ormanlar büyük tarım alanlarına dönüştürüldüğünde, orada yaşayan insanların yaşam koşulları da bozuluyor. Ülkelerini kaybediyorlar, ormanlarını kaybediyorlar, zaten hâlihazırda insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir ortamda hakları daha da ellerinden alınıyor.”
Endonezya’da hurma ekimi için kesilen yağmur ormanlarının yanısıra Afrika’da ekimi yeni başlayan biyoyakıt bitkisi Jatropha’dan ise verim alınamıyor.
Yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren Alman şirketi Elaion, 2006 yılında Mozambik’te bin hektarlık bir alanda çöl bitkisi Jatropha’nın(Hint Fıstığı) ekimine başladı. Projenin başındaki isim Alexander von Gablenz, işlerin bekledikleri gibi yürümediğini söylüyor. “Jatropha bizim için verimli olmadı. Burada toprakla uğraşmak çok emek isteyen bir iştir. Bitkilerin büyümesi için çok emek vermek gerekiyor. Ayrıca hasat almak da garanti değil. Örneğin 2010 yılında 50 hektar alanda hiç çiçek yoktu.”
Sonuç itibariyle biyoyakıt üretiminde kullanılan yöntemler gözönüne alındığında, biyoyakıtın gerçekte fosil yakıtlara alternatif olup olmayacağını sorgulamamız gerekiyor.

2 Comments

Sen de Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir