Yenilenebilir Enerji Pazarında Girişim Fırsatları

images-28129Büyük oranda özelleşen enerji piyasası, girişimcilere cazip fırsatlar sunuyor artık. Serbest tüketiciye yönelik, toptan satış ve aracılık faaliyetleri adeta patlamış durumda. Son yönetmelikse kendi elektriğini üretip, fazlasını şebekeye satma imkanı getirdi.
ENERJİ sektörü, büyük oranda tamamlanan dağıtım ve üretim özelleştirmeleri sonrasında yeni iş fırsatları sunan bir pazar haline geliyor. Düzenleyici kurum EPDK’nın (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) aldığı her yeni karar rekabetin önünü açıyor. Pazarda her geçen gün yeni yatırım alanları, meslekler ve iş alanları doğuyor. Örneğin, serbest tüketici limiti son düzenlemeyle yıllık 100 bin kWh’ya düşürülmüştü. Piyasada çok sayıda KOBİ ölçeğindeki şirket serbest tüketici konumuna geldi. Başka bir ifadeyle sanayi tarifesinde aylık ortalama 1.876, ticarethane tarifesinde ise 2.651 TL elektrik faturası ödeyen işletmeler serbest tüketici haline geldi. Ülke genelindeki abonelerin yüzde 62’si bu kapsama giriyor. Başta akaryakıt istasyonları olmak üzere oteller, AVM’ler (alışveriş merkezleri), plazalar, hastaneler, balık çiftlikleri bu alanda öne çıkıyor.
Yelpazenin bir anda genişlemesinin yanı sıra yakında serbest tüketici limitinin yıllık 30-40 bin kWh’ya
düşmesinin beklenmesi de piyasaya ciddi bir hareket getirdi. Serbest tüketiciye yönelik
elektrik pazarlaması yapan şirketlerin sayısı hızla artıyor. Enerji firmalarının yanı sıra çok farklı alanlardan girişimciler de bu işe girmeye başladı. EPDK’ya toptan elektrik satışı lisansı için 80 firma başvurdu. Bunların yaklaşık 40’ı faaliyete başladı. Kısa bir süre önce bu işe girenler bile kazançlarından oldukça memnun görünüyor.

Bu iş için öncelikle 1 milyon lira civarında nakit sermayeye ihtiyaç duyuluyor. Lisans bedeli ve teminat tutarı maliyeti yaklaşık 280 bin lirayı buluyor. Ancak burada asıl önemli olan müşteri portföyü. Keza yapılan bir nevi aracılık faaliyeti. Yani tüketici ile elektrik üreticisini bir araya getiriyorsunuz. Aradaki kazanç ise satılan elektrik bedelinin binde 4’ü kadar.

gulpasa_kilinc
Gülpaşa Kılıç

Geçen yıl eylül ayında sektöre giren şirketlerden biri de Balkaya Enerji’ydi. Sektördeki potansiyeli gören şirketin ana faaliyet alanı her türlü serbest tüketicinin elektrik talebini karşılamak. Balkaya Enerji, serbest tüketiciyle anlaşılan fiyat koşulları ve talepleri doğrultusunda özel fatura tasarlıyor. Balkaya Enerji Genel Müdürü Gülpaşa Kılınç, bu sayede anlaşılması kolay, şeffaf ve güvenilir faturalandırma sistemi uyguladıklarını söylüyor.

Balkaya Enerji, gerekli elektriği özel elektrik üretim santrallerinden ve spot piyasadan alıyor. Kılınç’ın verdiği bilgiye göre, elektrik toptan satış lisansına sahip firmalar dışında, 81 ilin hemen hepsinde aracı olarak çalışan birçok firma ve şahıs var. Bunlar “serbest tüketici danışmanlığı” adı altında faaliyet gösteriyor ve getirdikleri müşteri başına prim elde ediyorlar. Enerji tüketimi yüksek olan her işletmenin bu işi yapanlar açısından cazibe merkezi olduğunu ifade eden Kılınç, düşük tüketimlerde kar marjlarının daha yüksek olduğunun altını çiziyor.
ABONE BAŞINA 2-3 BİN TL KAZANÇ

Gülpaşa Kılınç’ın dikkat çektiği diğer önemli bir nokta da yeni iş kollarının ihtiyaca    paralel olarak gelişecek olması. Örneğin enerji satış uzmanlığı da bunun bir parçası. Satış pazarlama ayağında ise serbest tüketici danışmanlığı ya da toptan satış şirketlerine bağlı çalışan bölge temsilcileri sayılabilir. Bunun dışında elektrik piyasası danışmanlığı, sayaçların uzaktan okunması, dengeleme uzmanlığı, piyasaya özgü kurumsal yazılım gibi iş kolları da sektörle birlikte hızlı bir gelişme gösterecek.

Aracılık faaliyeti bir hayli artmış durumda. Serbest tüketicilere yönelik pazarlama yapan aracı kişi ya da kuruluşlar abonelik başına 2-3 bin lira kazanabiliyor. Ya da aldığı indirimin yarısını talep edebiliyor. Bu isimlerden biri de Selçuk Aydın. Adapazarı bölgesinde daha önce besicilik yapan Aydın, şimdi bölgesinde ticarethane ve sanayi işletmelerine elektrik satışı yapıyor. Bunun için portföy olması gerektiğini vurgulayan Aydın, elde edilen gelirin çoğu zaman sözleşmenin durumuna bağlı olduğunu dile getiriyor. Yani satış kontratında sanayi işletmesi ise farklı, ticarethane ise farklı kar oranları geçerli oluyor.

SEKTÖRÜN EN AGRESİF OYUNCUSU

EPDK’dan 2009 yılı sonunda elektrik toptan satış lisansı alan firmalardan biri de Anadolu Elektrik. Ankara merkezli ve 5 ortaklı şirketin, piyasada en yüksek indirimleri sunduğu konuşuluyor. Anadolu Elektrik, Türkiye genelinde oldukça yaygın bir pazarlama ağına sahip. 300 civarında müşteri temsilcisi şirket için çalışıyor. Elektriği spot piyasadan (DUY) alan şirket, müşterilerine yüzde 21-26 arasında indirim veriyor.

Anadolu Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, hedeflerinde alışveriş merkezleri, oteller, hastaneler ve benzin istasyonlarının bulunduğunu söylüyor. Anadolu Elektrik, santrallerden yüksek miktarda elektrik alabilmek için 1-2 yıl taahhütte bulunuyor. Tabii bunun için müşteri bağlanması lazım. Müşteri en fazla 2 ay önceden sözleşmeyi feshedebiliyor.

Kaya, serbest tüketici limitinin yıldan yıla düştüğünü, 2011’de 40 bin kWh’ya gerileyeceğini belirtiyor. İşte bu durum girişimcilerin beklentilerini yükseltiyor. Burada hem elektriği satın alan hem de pazarlayanlar kazanıyor. Yakında bu sistem evlere kadar indiğinde ise tam bir patlama yaşanacak. Mehmet Kaya, “Tıpkı GSM şirketlerinde olduğu gibi çağrı merkezleri ve müşteri temsilcileri bu işlerde istihdam edilmeye başlayacak” diyor.

ELEKTRİĞİNİ ÜRET, FAZLASINI SAT

Enerji piyasasında son dönemdeki en önemli gelişme, kişilere kendi elektriğini üretme ve fazlasını şebekeye satma (mahsuplaşma) hakkı veren düzenleme oldu. EPDK’nın geçen yılın aralık ayında yürürlüğe giren bu yönetmeliği enerji piyasasında büyük bir heyecan yarattı. Kendi elektriğini üretmeyi bugüne kadar ekonomik bulmayan çok sayıda kişi, kurum ve kuruluş konuya ilgi göstermeye başladı. Tedarikçi tarafında yani küçük ölçekli rüzgar ve güneş paneli üreticileri arasında yeni yatırım ve istihdam kararları alınmaya başladı.

Sektör çevrelerinden aldığımız bilgilere göre, yönetmeliğin 500 kWh altındaki lisanssız küçük ölçekli elektrik üretimini artırması ve en az 10 bin kişiye istihdam sağlaması bekleniyor. 3 Aralık’ta yürürlüğe giren “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik” sayesinde isteyen herkes şirket kurmadan ve lisans almadan kendi ihtiyacı olan elektriği üretebilecek. Ayrıca, üretilen ihtiyaç fazlası elektrik de dağıtım şirketine satılabilecek. Ancak şimdilik para ödemesi değil, mahsuplaşma söz konusu olacak. Yani özel kişiler şebekeye fazla elektrik verdiklerinde, alacaklı duruma geçecekler. Sonraki dönemde az ürettiklerinde bunu şebekeden karşılayabilecekler.

Yönetmelik, rüzgar enerjisinde yerli üreticinin önünü açan bir maddeye de imza attı. Buna göre gerçek ve tüzel kişiler, rüzgar santrali yatırımı için yerli rüzgâr türbinini tercih ederse tüketim fazlası elektriği daha yüksek fiyatla satabilecek.

EPDK yetkililerine göre, anonim ve limited şirket kurma imkânı bulunmayan toplu konutların, sanayi tesislerinin, üniversitelerin ve hastanelerin gerek ısı gerekse kesintisiz ve güvenilir elektrik enerjisi ihtiyacını verimi yüksek kojenerasyon tesisi kurarak sağlayabilmelerine imkân tanındı. Böylece enerji kaynaklarının azami ölçüde sisteme katılması, tüketim noktasına en yakın yerde üretimin gerçekleştirilmesi sonucu iletim ve dağıtım kayıplarının azaltılması, sürdürülebilir, kesintisiz ve kaliteli enerji sağlanması gibi faydalar sağlanacak.

NASIL BİR YOL İZLENECEK?

Bu olanaktan yararlanmak isteyenler sırasıyla şu yolu izleyecek:

»  Üretim tesisinin kurulacağı yerin kullanım hakkına sahip olacak.
»  Kaynağın (rüzgar ve güneş hariç olmak üzere) kullanım hakkına sahip olduğunu belgeleyecek.
»  Bağlantı başvuru formuyla birlikte bölgesindeki dağıtım şirketine başvuracak.
»  Dağıtım şirketi, 1 ay içinde başvuruları toplu olarak değerlendirecek.
»  Bu değerlendirme sırasında, bağlantı kısıtı olması durumunda sırasıyla başvurunun yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı olması, tüketim tesisiyle aynı yerde olması, başvuru sahibinin önceden uygun bulunmuş bir başvurusunun olmaması ölçütlerinde öncelik sıralaması yapılacak.
»  Uygun bulunan başvurular için dağıtım şirketince ilgili kişiye bildirimde bulunulacak…

Bu kapsama giren üreticiler, fazla elektriği tesis yenilenebilir kaynaklardan aldığında yürürlükteki alım garantisi olan 5.5 euro sentten satacak. Mikrokojenerasyon ise Türkiye ortalama toptan elektrik satış fiyatı üzerinden perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketi tarafından satın alınacak.

700 KONUTUN İHTİYACINI KARŞILAYABİLİR

Uzmanların hesabına göre bir konut, yılda ortalama 1.500 kilovatsaat elektrik tüketiyor. 500 kilovatlık yenilenebilir enerjiye dayalı bir tesis, yılda ortalama 2 bin saat çalışıyor. Bu tesis, yılda 1 milyon kilovatsaat elektrik üretiyor. Bu da yaklaşık 700 konutun elektrik ihtiyacını karşılayabiliyor.

Söz konusu tesis, aynı zamanda küçük bir işletmenin de yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabiliyor. Bu durumda bir konutun kendi elektrik enerjisi ihtiyacını karşılaması için çok daha düşük bir tesis kurması yeterli olabiliyor.

Bu arada EPDK kaynaklarına göre, yenilenebilirler enerji kaynaklarının, üretimde kontrol edilemeyen yönleri bulunuyor. Bu nedenle bunlar ihtiyaç anında üretim sağlamayabiliyor. Yönetmelik bunun için elektrik enerjisinin akü gibi yöntemlerle depolanarak gece kullanılmasına da imkan veriyor.

“10 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLANIR”

Ankara’daki tesislerinde rüzgar türbini üretimi yapan ve anahtar teslimi rüzgar santrali kuran Soyut Wind İş Geliştirme Direktörü Ali Çolak, yönetmeliğin sektörün beklentisini önemli ölçüde karşıladığını düşünüyor. Yönetmeliğin yayınlanmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen yatırımcılardan çok olumlu izlenimler aldıklarını belirten Çolak’ın verdiği bilgiye göre, özellikle tekstil kuruluşlarından kendi elektriğini üretme konusunda büyük talep var. Birçok yatırımcı zaten yerli rüzgâr türbinini fiyat, kalite, bakım ve servis avantajlarından dolayı tercih ediyor.

Çolak, uzun süredir enerji sektörünün gündeminde olan yönetmeliğin çıkmasıyla birlikte Türkiye’de rüzgar santrali yatırımlarının artacağını vurguluyor. Çünkü bu yönetmelikle herkesin kendi elektrik ihtiyacını karşılamak için rüzgâr türbini kurmasına olanak sağlanmış olunuyor. Tüketicinin en az bürokratik işlemle kendi elektrik ihtiyacını karşılamasına, üretilen fazla elektriğin dağıtım sisteminde en yakın noktada tüketilmesine imkân veriliyor. Ayrıca, tüketiciler maliyeti çok yüksek olmayan rüzgâr türbinlerini kurarak elektrik üretip fabrikasını besleyecek, evini aydınlatacak. Fazla enerjiyi de belirlenen teknik kriterlere göre sisteme bağlanarak satabilecek.

Çolak’a göre, bu durum kalıcı istihdamdan ucuz enerjiye ekonominin birçok önemli sorununa çare olacak. Yönetmelik sayesinde yerli sanayi gelişecek. Türbin, kanat, alternatör ve dişli kutusu üretimi artacak. Ayrıca bunların satış ve pazarlamasında da birçok kişi görev alacak. Böylece yönetmelik sayesinde en az 10 bin kişiye istihdam yaratılacak.

10 bin kişilik istihdamın orta ve uzun vadede daha da artacağına inanan Ali Çolak, bu görüşünü Danimarka’dan bir örnekle açıklıyor: “5.5 milyon nüfusu olan Danimarka’da 250 bin kişi rüzgar enerjisiyle ilgili işlerde çalışıyor. 72 milyon nüfusu ve çok iyi rüzgarı olan Türkiye’de rüzgar enerjisiyle ilgili alanlarda istihdam edilenlerin sayısı kısa bir süre sonra 10 bin rakamının da üzerine çıkacaktır.”
Ali Çolak’a göre, yeni yönetmelikle birlikte yatırımcı, yerli rüzgâr türbinini tercih ettiğinde ortalama elektrik toptan satış fiyatı olan 13.2 kuruş üzerinden satışını yapabilecek. Böylece yatırımcılar, elektriğin uygun fiyata satılabilirliği ve amorti sürelerinin kısalmasıyla yerli rüzgâr türbini tercih edecek. Sonuçta da rüzgâr potansiyeli olan bölgelerde proje amortismanı iki yıla kadar düşebilecek.

SENAS, KÜÇÜK TÜRBİN ÜRETECEK

Son olarak adını Almanya’da yaptığı güneş enerjisi santrali yatırımıyla duyuran, aynı zamanda lojistik inşaatlarıyla bilinen Senas Group ise yönetmelik sonrası hareketlenen piyasaya yönelik olarak küçük türbin üretimine hazırlanıyor. Senas Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Tanınmış, küçük ölçekli türbin üretmek için 2 yıldır hazırlık yaptıklarını anlatıyor. Tanınmış, yeni yönetmeliğin bu alanda getireceği canlanmadan yararlanmak için hazırlıkları hızlandıracakları mesajını veriyor.

Tanınmış’a göre, yeni yönetmeliği işletmeler daha tam öğrenmedi. Bunun ne getirdiğinin farkında değiller. Sanayi işletmeleri halen elektriğin kilovatsaatine 17 kuruş veriyor. Oysa kendi elektriklerini ürettikleri zaman 1 sente bile mal edebilecekler. 5-6 yıl içinde kendini amorti ettiğinde o zaman enerji maliyeti kalmayacağı için rekabet gücü artacak. Tanınmış, tek tek işletmelere gidip bu gerçeği anlatacaklarını ve kendi elektriklerini üretmeleri için onları yönlendireceklerini söylüyor.

Fahrettin Tanınmış, “Daha önce 500 kWh’ın altında üretimler şebekeye bağlanamıyordu. Bu yüzden kimse adım atmıyordu. Yeni yönetmelik bunun aşıldığını gösteriyor. KOBİ’ler, 500 kWh’nın altındaki elektrik ihtiyacı olanlar kendi tesisini kurabilecek. Bu da piyasayı hareketlendirecek” diyor.

Tanınmış, bu noktada bankaların sağlayacağı finansmanın önemine dikkat çekiyor: “Aslında işin en önemli kısmı bankalara kalıyor. Örneğin, 500 kWh’lık bir elektrik üretimi 700 hanenin ihtiyacını karşılayabilir. Bu tesisin yaklaşık kurulum maliyeti 500 bin euro’dur. Küçük bir işletme bu parayı cebinden nakit olarak ödeyemeyebilir. İşte bankaların burada devreye girip bunun önünü açması lazım. Yatırımın yüzde 15-20’sı özkaynakla, kalanı krediyle karşılanabilir. Bu durum, bir anda ufak jeneratörlerin Türkiye’de yapılmasını, çok ciddi bir sanayi altyapısının dönüşümünü getirecek. Rüzgar türbini üreten firmaların sayısı bir anda patlayabilir. Birçok yan sanayi çıkar. Bu da ciddi bir istihdam yaratır. Keza bunun cıvatası var, paneli var. Muazzam bir iş kapasitesi ortaya çıkacak. Çok güzel bir sermaye ve para hareketi olacak. Duran paranın hiçbir faydası yok. Bankalar için ciddi bir iş potansiyeli çıkacak. Bankaların artık proje ortağı olarak kredi vermesi gerekiyor.”
semih_gurses6 BİN LİRAYA EVİNİZE KURUN

Yeni yönetmelik, evsel uygulamaların da önünü açıyor. İster müstakil, ister apartman ya da sitede oturun; siz de çatınıza ya da bahçenize 4 metrekarelik bir alanda rüzgar türbini kurabilirsiniz. Bu alanda türbin satışı ve kurulumu yapan firmalardan biri de Alman Studer’in Türkiye temsilcisi Laterna…

Laterna Genel Müdürü Semih Gürses, yönetmeliğin evsel uygulamaları patlatacağını öngörüyor.

“2011’de satışlarımızın 3 kat artmasını bekliyoruz” diyen Gürses’in hesabı şöyle:

“Aylık elektrik faturası 100 lira olan bir hane, günde 15 kWh’dan ayda 476 kWh elektrik tüketir. Bunu karşılamak için bizden 2.5 kWh’lık türbin alması gerekiyor. Bunun maliyeti 6 bin euro. Ancak anahtar teslim maliyeti ise 7 bin 500 euro.”

Ancak bu hesap 100 liralık elektrik faturası için geçerli. Aynı hesap 50 liralık fatura için yapıldığında maliyet yarı yarıya düşüyor. Yani ayda 50 liralık fatura ödeyen çekirdek bir aileyseniz 6-7 bin liralık bir bedelle kendi elektriğinizi üretip, fazlasını da şebekeye satabilirsiniz.

Semih Gürses, geçen yıl piyasaya sundukları ürünün evsel kullanım için son teknolojiye sahip bir türbin olduğunu belirtiyor. Gürses’in verdiği bilgiye göre, rüzgar türbini rüzgarı arkasına alıyor ve bu sayede sessiz çalışıyor. Sadece 49 desibel gürültü seviyesi var. Normalde bir türbinse 80-85 desibel gürültü ortaya çıkarıyor. Ev tipi türbinin bir diğer özelliği de akü doldurabiliyor olması. Bu sayede elektrik hattının olmadığı yerlerde de kullanılabiliyor. Hattın olduğu yerlerde ise şebekeye doğrudan 220 volt enerji verebiliyor.
kaynak: http://www.yesilekonomi.com/ 

Sen de Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir